• Başkalarıyla göz teması kurmakta güçlük çekerler,
• İsmi söylendiğinde bakmazlar,
• Konuşmada yaşıtlarının gerisindedirler,
• Söyleneni işitmiyor gibi davranırlar,
• Akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermezler,
• Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar. (Arabaları dizerler, topu çevirirler…)
• Günlük yaşamlarındaki düzen değişikliklerine aşırı tepki gösterirler,
• İşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler.
• Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır. (Nesneleri çevirme, el çırpma, kanat çırpma, zıplama, sallanma, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme…)
• Ekolaliktirler. (Söylenenleri defalarca tekrar ederler…)
Otizmin eğitiminde Uygulamalı Davranış Analizine dayalı yöntem ve tekniklere yer verilmelidir. Uygulamalı davranış analizine dayalı olup otizmli çocuklarda etkili olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanan pek çok yöntem ve teknik vardır. Bunların bazı belli başlıları şunlardır; Ayrık denemelerle öğretim, fırsat öğretimi, etkinlik çizelgeleri, replikli öğretim, videoyla model olma, ipucu sunma ve ipucunu geri çekme, davranışa şekil verme ve işlevsel analiz bunlardan bazılarıdır.
Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ve belirtileri yaşamın ilk üç yılında kendini gösteren bir gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bozukluktur. Otizmin erkek çocuklarındaki yaygınlığı kız çocuklarına göre dört kat daha fazladır. Bu orana göre otizm spektrum bozukluğunun çocuklarda rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur.
Otizm spektrum bozukluğunun genetik temelleri olduğu yönünde güçlü bulgular vardır; ancak genetiğin yanı sıra bazı çevresel tetikleyicilerden de kuşkulanılmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğu olan tüm bireylerin iki temel alanda yetersizlik gösterdiği görülmektedir.
✔ Sosyal iletişim ve sosyal etkileşimde yetersizlik,
✔ Tekrarlanan/takıntılı davranışlar ve sınırlı ilgi alanları